31 Aralık 2012 Pazartesi

MUTLU YILLAR!


Yeni yılınız kutlu olsun.
Rabbim hepimize önce sağlık, huzur, helal kazanç, hayırlı iş, aile saadeti nasip etsin.
Ülkemizi her türlü görünür, görünmez belalardan ve kazalardan, afetlerden, depremlerden, savaşlardan, fitne ve fesatlardan, provokatörlerden, fenalığı için uğraşanlardan korusun.
(Amin)

28 Aralık 2012 Cuma

TAŞOLUK YEŞİL CAMİİ

Muhterem'le Geziye
İstanbul'da 6 minareli kaç cami var? diye sorulsa eminim pek çok kişi " 1 " diye cevap verecektir.
Bu yazının konusu olan Arnavutköy Taşoluk'ta ki Yeşil Camii, İstanbul'un Sultanahmet Cami'nden sonra 6 minareli 2. camisi.
Eşimle Arnavutköy gezilerimizde Yeşil Cami'ye de uğruyoruz.
Daha önce ki gezilerimizde caminin dış mekan resimlerini çekmiştim ama içini hiç görüntülememiştim. 
Geçen Ekim ayında avlu ve iç mekan resimlerini de çektim. 
İçinin bu kadar güzel olduğunu bilmiyordum, içinin büyüklüğü ve ince işçiliği karşısında camiyi hayranlıkla gezdim.
Emeği geçen herkesin ellerine sağlık, Allah hepsinden razı olsun.
Resimleri 2 bölüm halinde yayınlayacağım.
Not;
1. ve 2. resim 2 Mayıs 2011 tarihinde, diğerleri 13 Ekim 2012 tarihinde çekilmiştir.


17 Aralık 2012 Pazartesi

RÜZGAR TÜRBİNLERİ

Kemerburgaz-Arnavutköy-Hadımköy gezilerimiz sırasında bu bölümde görmüş olduğunuz rüzgar türbinleri ile karşılaştık.
Türbinlerin heybetli yapıları insanı hem ürkütüyor, hemde çevreye zarar vermeden enerji ürettikleri için hayran bırakıyor.
Keşke daha çok alanda, daha çok rüzgar enerjisi santralleri kurulsa, yenilenebilir projelere ağırlık verilse, temiz enerjiye sahip olsak.


12 Aralık 2012 Çarşamba

KEMERBURGAZ-ARNAVUTKÖY-HADIMKÖY-BEYLİKDÜZÜ


*Üstte ki resmi Hadımköy civarında çektim.
Binbaşı Çeşmesi Mesire Yeri'ne ait yazımda o gün kullandığımız güzergahtan bahsetmiş, o güzergahta çektiğim resimleri ayrıca yayınlayacağımı yazmıştım.
Bu bölümde o gün gittiğimiz güzergahı görebilirsiniz.
Kurban Bayramı'nın 3.günü Avcılar'a aile ziyaretine gidecektik.

Önce küçük bir tur atıp, sonbaharın tüm güzelliğini görebileceğimiz Belgrad Ormanı'na ve Kemerburgaz'a gitmek istedik.
Mesire yerlerine ulaşmak için Bahçeköy'den giriş yaptık.
Yol boyunca ilerlerken daha önce hiç fark etmediğimiz "binbaşı çeşmesi" mesire yerini gördük, bu sefer değişik bir yerde mola verelim diyerek içeri girdik.
Yarım saat kadar durup bir şeyler yedik, Kemerburgaz tarafındaki güzergahı takip ederek Göktürk'ten doğru Arnavutköy-Tayakadın-Hadımköy-Beylikdüzü güzergahında ilerleyerek Avcılar'a vardık.


Gittiğimiz güzergahı üstteki haritadan siyah çizgiyi takip ederek görebilirsiniz.

Kemerburgaz Mimar Sinan Camii.

Kemerburgaz adını içinde yer alan pek çok kemerden almış olmalı, üstteki kemerin adı;
EĞRİ KEMER;

Kovuk kemer yada Delikli Kemer adıyla da anılan bu su kemeri, Kemerburgaz-Hasdal yolunda Kağıthane deresi üzerinde yer alıyor. 
Hemen yanında Hamidiye Suları bulunuyor. Üç katlı su kemerinin uzunluğu 409 metre.


UZUN KEMER;
Bir diğer adı Göktürk Kemeri’dir.
Kemerburgaz ormanlığının kuzeybatısında yer alan kemer, Göktürk beldesinin girişinde. Kemerin temelleri Roma döneminden kalmıştır.
Mimar Sinan tarafından yeniden inşa edilen kemer, Türkiye'nin ayakta kalan en uzun kemeridir. İki katlı kemerin uzunluğu 710 metre, yüksekliği ise 26 metredir.

Kemer Mall Alış Veriş Merkezi.

Bu tarz cipleri yoğun bir şekilde görebileceğiniz yerlerin başında Kemerburgaz geliyor.
Kemerburgaz, Kemer Country ve diğer lüks yapılar ve siteler sayesinde inanılmaz bir değişim gösterdi.
Özellikle İstanbul Caddesi, Selanik Bulvarı'nda ki lüks mağazalar bile değişimin ne kadar büyük olduğunu gözler önüne seriyor.



Kuşlara dikkat!

Hasdal-Kemerburgaz-Yassıören yolu.


Rüzgar türbinleri yol boyunca sık sık karşımıza çıktı, daha önce ki gezilerimizde çektiğim resimlerle birlikte hepsini bundan sonra ki yazımda paylaşacağım.


Hadımköy ve civarı.



Uydu kent böyle bir şey olsa gerek : )
Çok büyük bir arazinin ortasında okulundan, camisine, alış veriş merkezlerine kadar her şeyi bulunan, şehre gitmeye fazla gerek bırakmayan yerler.

Ve Avcılar'a yaklaştığımızın göstergesi olan "Beylikdüzü Endem Televizyon Kulesi"

Beylikdüzü Endem TV Kulesi, İstanbul'un en yüksek TV kulesidir.
1998'de başlayan yapımı 2002-2007 yılları arasında durdurulmuş ve 2008 yılının Ekim ayında son bulmuştur.
Beton şaftının yüksekliği 163, döner lokantanın olduğu çelik kısmının yüksekliği 54 ve anteninin uzunluğu ise 30 metredir.
Döner Restoran;
Kulenin 412. metresinde bulunan 400 kişi kapasiteli döner restoranın çapı 30 metredir. İsteğe göre 1, 2 veya 3 saatte bir tur atabilen döner restoranın kullanılabilen alanı 720 metrekaredir. 
Döner kulenin altında ve üstünde bulunan katlar ise seyir katlarıdır.
Kaynak.

Rüzgar türbinleri ile ilgili hazırladığım yazı da görüşmek üzere...

7 Aralık 2012 Cuma

ARNAVUTKÖY-TAŞOLUK-SAZLIBOSNA-HADIMKÖY

 
Arnavutköy son yıllarda yoğun göç alan, 2009 yılından itibaren resmi olarak ilçe olan, İstanbul'un yüz ölçümü açısından 4. büyük ilçesidir.
Son haftalarda 3. hava limanının ve 3. köprünün bu bölgede yapılacağının açıklanması ile ilçe adını daha çok duyurdu, hava limanı-köprü ve bağlantı yolları ile bölgenin daha da gelişeceği ve nüfusunun katlanarak artacağı söyleniyor.


19 Kasım 2012 Pazartesi

BİNBAŞI ÇEŞMESİ MESİRE YERİ

Binbaşı Çeşmesi veya diğer adıyla "Binbaşı Suyu" Belgrad  Ormanında yer alan onlarca mesire yerinden birisi.
Kurban Bayramı'nın 3.günü Avcılar'a aile ziyaretine gidecektik.
Önce küçük bir tur atıp, sonbaharın tüm güzelliğini görebileceğimiz Belgrad Ormanı'na ve Kemerburgaz'a gitmek istedik.
Mesire yerlerine ulaşmak için Bahçeköy'den giriş yaptık.
Yol boyunca ilerlerken daha önce hiç fark etmediğimiz "binbaşı çeşmesi" mesire yerini gördük, bu sefer değişik bir yerde mola verelim diyerek içeri girdik.
Giriş ücreti otomobiller için 9 Lira.
Bayram ve serin havaya rağmen oldukça kalabalıktı.
Tabii bungalov tarzı kulübelerin hepsi doluydu, ağaçlıkların içinde yer alan piknik masalarında  boş yerler vardı.
Yarım saat kadar durup bir şeyler yedik, Kemerburgaz tarafındaki güzergahı takip ederek Göktürk'ten doğru Arnavutköy-Tayakadın-Hadımköy-Beylikdüzü güzergahında ilerleyerek Avcılar'a vardık.
Not;
Bir sonra ki yazı ve resimlerim Arnavutköy-Tayakadın-Hadımköy-Beylikdüzü güzergahı üzerinde çektiğim resimlerden oluşacak.
Daha sonra ise yine aynı güzergahta yer alan Taşoluk Yeşil Camii (6 Minareli Camii) ile ilgili bol resimli bir yazı hazırlayacağım.
Şimdi sizi resimlerle baş başa bırakıyorum.

Binbaşı Çeşmesi hakkında kısacık bir bilgi verelim;

Binbaşı Çeşmesi;
Kemerburgaz ya da Belgrat Ormanları içinden rahatlıkla ulaşabileceğiniz zengin bir ağaç ve bitki örtüsüne sahip piknik yeridir. 
Mesire yeri yürüyüş parkuru ve oturma mekânlarıyla dikkat çekiyor. 
Rivayet edilir ki, Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarındaki savaşlarda bir bölük asker bölgeye sığınmak zorunda kalır.
Açlık ve susuzluk giderek artmaktadır. Asker huzursuzdur ancak kamp yerinden ayrılmak da mümkün değildir.
Bunun üzerine günlerce çare arayan bölük komutanı binbaşı, geceden sabaha kadar açtığı kuyudan su çıkarmayı başarır ve bölgeye de adını vermiş olur.
Girişteki kafeterya ziyaretçilerin birçok ihtiyacını karşılayacak donanıma sahiptir.
Mesire yerinde çocuklar da unutulmayarak şirin bir oyun bahçesi kurulmuştur.

Ulaşım: Ulaşım: Kemerburgaz ile Bahçeköy'ü birbirine bağlayan yol üzerindedir.
Tel: 0 212 280 01 47

Bilgiler İstanbul Valiliği web sitesinden alınmıştır.

Bizim gittiğimiz gün her yerde "çiğdem" çiçekleri açmıştı.
Resimlerin çoğunda çiğdem çiçeklerini görebilirsiniz.





Binbaşı Çeşmesi mesire yerini diğer mesire yerlerinden farklı yapan bence bu bungalov tipi piknik mekanlarının olması.
Tabii buralardan yer kapabilmek için oldukça erken bir saatte gitmek lazım.








Çiğdem;
Çiğdem (Crocus), süsengiller (Iridaceae) familyasına ait bir bitki cinsidir.
Çok yıllık, yumrulu, sarı ya da mavi çiçekli otsu bitkilerdir. Çiçekler, türüne bağlı olarak, ilk bahar ya da sonbaharda açar. İlkbaharda çiçeklenen türlerin yumurtalığı toprak altında kalan uzun çiçek tüpleri vardır. Çiçekler geceleri ya da kötü havalarda kapanır. Çiğdemin ana yurdu Alpler, Güney Avrupa ve Akdeniz'dir. Çiçeklerinden dolayı bahçecilikte aranan ve sevilen bir bitkidir.
Bilgilerin devamını okumak için tıklayın. 














Sonbahar da ormana gidip mantar görmemek mümkün mü?
Vaktimiz olsaydı daha çok dolaşacaktık, o zaman eminim daha çok mantar görürdük.
Bundan sonra ki yazı ve resimlerim güzergahımızda bulunan Arnavutköy-Hadımköy-Taşoluk ve civarından olacak.
Görüşmek üzere...